İLLAKİ SOSYAL MEDYA

Ağlarsa anam ağlar, gerisi sosyal ağlar…

Önce internet, sonra sosyal medya sayesinde pek güzel globalleştik. Her şeyi sosyal ağlar üzerinden yapar olduk. Facebook’tan itinayla cenaze kaldırıp, Twitter’dan doğum günü kutladık. Instagram’da midemize ne gireceğini gösterdik. Yakında neler çıktığını da göstermeye başlarız. Youtube’da video altı yorumlarda kavgalara tutuştuk. Linkedin’de CEO, Flick R’da fotoğraf sanatçısı olduk. Hey maşallah hey.

İnternet sektöründe çalışan biri olarak sosyal medyanın önemini, sunduğu avantajları ve faydalarını gayet iyi bilmekteyim ve kullanılmasını da destekliyorum fakat benim eleştirim kullanım biçimine yönelik.

Hiçbirşeyi dozajında kullanamadık ki bunu da kullanalım.

Arkadaşının yakını vefat ettiyse bir zahmet yakınsan taziye  için uğrayıver güzel kardeşim. Çocuğu olan akrabana gözaydın vermek için, hasta olan yakınına geçmiş olsun demek için koca gün kendi fotoğraflarını çektiğin, oyun oynadığın, Tweet coştuğun o akıllı telefonla bir arama yapıver. Çok zor değil. Ağzını dudağını bükerek, vücudunu eğip bükerek poz verdiğin zamanların binde biri yeter bunları yapmana.

Yani demem o ki önemli hallerde sosyal medya kolaylığına sığınma, birebir ilişki kur.  Arkamızdan gelen nesil sokağa bile adım atmayacak, ailesinden başka canlı organizma tanımayacak sen böyle davrandıkça.

Mesela yiyip içtiklerini de kendine sakla. Kültürümüzde başkalarına ikram edemeyeceğimiz şeylerin şovunu yapmak yoktur. Kültürümüzde “olanı var olmayanı var, açı var toku var, hamilesi var hastası var” diye ince düşünceli olmak vardır. Sözüm meclisten dışarı.

Sen hele sosyal medyada gezdiğini, gördüğünü, okuduğunu, düşündüğünü anlat ki ufkumuz açılsın.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.