YENİ BAŞLAYAN WEB ARAYÜZ TASARIMCILARINA 10 TAVSİYE

1. ÇİZGİNİZİ BELİRLEYİN VE KORUYUN

Yola çıkarken sınırlarınızı belirleyin. Bir web arayüz tasarımcısı sadece kendi alanıyla ilgilenmelidir. Arayüz tasarımına ek olarak kartvizit, kurumsal kimlik, logo vb. baskı işleri yapmayın! Bırakın bu işleri baskı grafikerleri yapsın. Sizden bu tür işler isteyenlere en başta “hayır” demeyi öğrenin. Çünkü günümüzde web arayüz tasarımcılığı ve baskı grafikerliği keskin hatla ayrılmış durumda. Bir web arayüz tasarımcısı Html5, Css3, Bootstrap, PHP, Sunucu, SEO, Dijital Pazarlama konularında bilgili olmalıdır. Web kullanıcı arayüzü standartlarını iyi bilmeli ve kullanıcı deneyimi tasarımı geliştirebilmelidir. Yani arayüz tasarımcısı, baskı işleriyle uğraşan bir grafikere göre daha dijital, daha soyut bir boyutun amelesidir. 🙂  Tabi tercihe göre iki boyutta da faaliyet gösterebilirsiniz fakat ikisinde birden başarılı olana henüz rastlamadım.



 

2. UCUZCU YA DA BEDAVACI KOMŞU ÇOCUĞU OLMAYIN

Profesyonel tasarımcılar, mesleki yaşantılarında en az bir kere ” valla bizim komşu çocuğu bunun dörtte bir fiyatına  web site yapıyor hem de süper” cümlesini işitirler. Tabi genellikle de tasarımcıdan da; ” Siz en iyisi gidip ona yaptırın” cevabını alırlar. Genellikle o komşu çocuğu” Google”ın açığını buldu ödül parası aldı” yaygarasıyla, elinde Adsense ( Google reklam yayıncılığı ) zarfıyla poz vererek (anasını babasını ve muhabiri kandırmak suretiyle) haberlere konu olan ve aslında hazır platformlardan site açmak dışında birşey bilmeyen cin fikirli afacandır. Afacan siteyi bir “aferin dehasın valla” gazı ya da meşrubat parası için açar. Siteyi yaptıran kişi bir süre sonra geliştirme, ek özellikler vb. şeyler isteyince bizim komşu çocuğu görünmez adam haline gelir. Sonuçta iş yine profesyonel tasarımcıya döner. Özetle iyi bir web tasarımcı olsanız bile işleriniz için düşük fiyat verirseniz “ucuzcu komşu çocuğu” olarak algılanırsınız. Sırf bu olumsuz algı yüzünden de çok sayıda işi alamayabilirsiniz.

 

3. ELEŞTİRİYE AÇIK OLUN

Eleştiri tasarımcının hem korkulu rüyası hem de yegane öğretmenidir. Özellikle ayrıntılı eleştiriler size çok şey katar. Bu yüzden yaptıklarınızı işin ustalarına gösterip tasarımınızı eleştirmelerini istemekten çekinmeyin. Bunu yaparken yapıcı biçimde eleştirenleri ve öküzlemesine eleştirenleri de tespit etmiş olursunuz. 2. gruba giren büyükbaşlarla da irtibatı keserseniz, psikolojiniz için faydalı olur.

 

4. MÜŞTERİNİN AKLINI OKUYUN

Görüşme yaparken kendi iç sesiniz yerine müşterinin tasarım ihtiyacı konusundaki taleplerini  dinleyin. Fakat müşteri yine de sizin kadar bilgili olmadığından isteklerini tam olarak anlatamayacaktır. Bu noktada satır aralarına odaklanmanız gerekir. Örneğin kurumsal bir web site isteyen fakat ürünlerini şirketinden daha çok  anlatan biri için tasarım yapacaksanız ürünleri ön plana çıkarmalısınız.  Müşterinin aklını okuyabilirseniz ilk tasarımda homepage-01.psd ile ana sayfa onay evresini geçebilirsiniz. Bunu yapmazsanız revizyonlarla boğuşursunuz.

 

5. MÜŞTERİYİ BİLGİLENDİRİN

Sunum sırasında tasarımı müşteriye kitap gibi okuyun. Neyi neden ve niçin yaptığınızı sadeleştirerek anlatın. Örneğin neden dil seçimi için ülke bayrağı yerine uluslararası dil kodu kullandığınızı (aynı ana dilin konuşulduğu birden fazla sayıda ülke olabilir), neden arama kutusu yerleştirdiğinizi ( çok kategorili ve içerikli sitelerde ziyaretçinin aradığını kolay bulması için) ya da yerleştirmediğinizi (site içeriği az ve yapısı dar olduğundan gerekmemesi),  niçin top header ( fazladan üst alan) kullandığınızı ( iletişim alanlarının daha erişebilir olması) vb.  belirtin. Bir web sitenin bir broşürden daha karmaşık bir yapı olduğunu anlamasını sağlayın. Böylelikle tasarımınızın amacını kavrar ve çok fazla müdahale etmez.

 

6. NE İSTEDİĞİNİ BİLMEYEN MÜŞTERİDEN UZAK DURUN

Pek çok sektörde olduğu gibi bizim sektörde de”ne istediğini bilmeyen müşteri” çıkmaz sokaktır. Bazen o sokakta çıkışı bulabilmek için yüzlerce metre yürürsünüz ama eninde sonunda önünüze yine o duvar çıkar.  Bu müşterilerin website konusunda henüz fikirleri netleşmemiş, dikkatleri dağınık ve beklentileri belirsizdir. Tabi ayrıca kendilerini tamamen tasarımcının eline bırakmazlar, “kontrol düşkünü” olmaktan vazgeçmezler.  Önüne yüzlerce tasarım da koysanız sizi haftalarca bekletip sonra karşınızı türlü revizyonlarla gelirler. Özetle o iş asla bitmez.  Müşterinizin böyle biri olduğunu anlamak çok kolaydır. Ön görüşmede;  “valla aklımda fazla birşey yok. Siz birşeyler yapın onun üzerinden gidelim. Hatta şöyle birbirinden tamamen farklı 4-5 tasarım yapın. “, ” yani işte kurumsal gibi ama tam da kurumsal değil hani ben de ön planda olayım. Kişisel gibi de değil ama ürünler de olsun” gibi muğlak konuşuyorsa ve aklındakileri tanımlayamıyorsa bir bahane bulup ardınıza bakmadan uzaklaşın. 🙂

 

7.  REFERANS GÖSTERİN VE ÖN ÖDEME ALIN

Tasarıma başlamadan önce referanslarınızı gösterin ücretin yarısını peşin alın. Böylelikle olur da müşteri iş tamamlanmadan vazgeçerse ya da başına bir iş gelirse, en azından emek maliyetinizin bir kısmını kurtarmış olursunuz. Eğer herhangi bir nedenden dolayı işi siz teslim edemeyecek durumda kalırsanız diye o parayı harcamayıp kenara atın. Böylelikle ihtiyaç olursa  müşteriye kolaylıkla geri ödeyebilirsiniz. Ön ödeme istediğinizde iş yaptığınız müşteri ” Ana sayfa tasarımını görelim hallederiz” derse ” zaten referanslarımı göstermiştim” diye karşılık verebilirsiniz. Bu şekilde çalışmayı kabul etmeyenlerle de asla iş yapmayın.

 

8.  ASLA “BEN OLDUM” DEMEYİN

Bir süre arayüz tasarımcılığı yaptıktan sonra “ben oldum” demeyin ve kendinizi geliştirmeyi bırakmayın. Çünkü web teknolojileri sürekli olarak yenilenmekte ve gelişmektedir. Eğer buna ayak uyduramazsanız siz de geçmişte bir anı olarak kalırsınız. (bkz: hala flash ya da table ile website yapanlar)

 

9. KİŞİSEL MARKA OLMAYA ÇALIŞIN

Birkaç yıl bu işi yapıp referanslarınız birikince ve ustalık basamaklarını tırmanmaya başlayınca kendi PR çalışmanızı yapmaya  koyulun. Bunun için mutlaka kişisel bir siteniz olmalı. Blog, portfolio ya da daha güzeli her ikisini de içeren bir site yayınlayabilirsiniz. Bu sitede mutlaka dersler, iş yaşamına ilişkin tecrübeleriniz ve örnek çalışmalarınız olmalı. Yazılar kendi kaleminizden çıkmalı. Sosyal medyayı da kullanarak sitenizin hitini artırabilir ve daha geniş kitlelerce ulaşmayı sağlayabilirsiniz. Vaktiniz olursa ve kendi sitenizi tasarlayıp yayınlayabilirseniz çok daha iyi olur.  ( Ben maalesef yoğunluktan yeni sitemi tasarlayacak vakti henüz bulamadım. Hatta makale girecek vakit bulmakta bile zorlanıyorum.  Şimdilik WordPress’e devam…)

 

10.  PARA DEĞİL FAYDA ODAKLI ÇALIŞIN

Odak noktanız başarı ve  fayda sağlamak olursa zaten para kendiliğinden gelecektir.  Çok para kazanmak için çok iş alıp hızlıca basmakalıp tasarımlar yaparsanız hem çıtanız düşük kalır hem de müşteri memnuniyetsizliği konusunda parmakla gösterilir hale gelirsiniz.  Az sayıda ama yüksek kaliteli tasarımlar yapmaya çalışın.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.